~ Tüp Bebek Seyir Defteri ~

Tüp Bebek Tedavisi Aşamaları – 3 (Yumurtalıkların Uyarılması)

Tüp bebek tedavisindeki temel amaçlardan biri gebelik şansını artırmak için birden fazla yumurta hazırlamaktır.  Normal koşullarda kadın yumurtalıklarında her ay bir yumurta hazırlanır.  Eğer çiftlerden herhangi birinde, gebelik şansını azaltan bir sorun yoksa, bu bir yumurta ile %25 gebelik oluşur.  Oluşan gebeliklerin hepsi kusursuz değildir, bir kısmı sağlıklı bir bebek oluşumuna izin vermeyecek hatalar içerebilir.  Bu hatalı gebelikler düşük ve benzeri yollarla kaybedilir, sonuçta %20 civarında bir doğum oranı ortaya çıkar.

Tüp bebek tedavileri doğal gebeliklere göre zor, sıkıntılı, pahalı yöntemler olduğu için, gebelik oranını artırmak amacıyla birden fazla yumurta hazırlanır.  Yumurta hazırlarken bazı temel prensipler göz önünde tutulmalıdır, bu prensipleri şöyle özetleyebiliriz:

  • Elde edilecek yumurta sayısı ideal sınırlarda olmalıdır, aşırı yumurta gelişimi, hiperstimulasyon sendromu diye adlandırdığımız, kadın açısından bazen çok tehlikeli sonuçlara neden olabilecek bir klinik tabloya yol açabilir.  Bu konuda dikkatli olmak gerekir, genelde 10 -15 arası bir sayı uygundur.
  • Yumurta gelişim sırasında erken yumurtlama olayının önüne geçmek gerekir, bunun için beynin ilgili bölgelerinin bizim kontrolümüz dışında çalışmasına engel olmalıyız.
  • Yumurta gelişimi sırasında yumurta kalitesinin ve gebelik oranlarının düşmesine neden olan erken luteinizasyon olayının önüne geçmeliyiz.
  • Yumurtaları vücut dışına almaya karar verdiğimizde, işlemi yaptığımız saate, olgunlaşmasını tamamlamış ve döllenmeye hazır yumurtaları bulabilmeliyiz.

Normal koşullarda, yumurtalıklarda yumurta hazırlanması, beynin hipotamus ve hipofiz denen bölgelerinin kontrolü altındadır, yumurta hazırlarken karşılaştığımız istenmeyen durumların bir kısmı, beynin bu bölgelerinin bizim kontrolümüz dışında çalışmasıdır.  O nedenle yumurta hazırlarken kullandığımız tedavi protokollerinin hepsinde, beynin bu şekilde kontrolümüz dışında çalışmasını engelleyecek önlemler alınır.

Yumurta hazırlarken kullandığımız tedavi yöntemleri, kısa ve uzun protokol olmak üzere iki temel gruba ayrılır.  Kadının yaşı, yumurtalık rezervi ve klinisyenin tercihine göre bunlardan birisi seçilir.   Her protokolde yumurta büyütme aşaması gonadotropin denilen ilaçlarla yapılır.  Bu ilaçlar beynin hipofiz bölgesinden salgılanan FSH denilen hormonu içerir, FSH vücuda yabancı bir madde değildir.

Hipotalamus ve hipofiz baskılanmasında kullanılan ilaçlar ise,  hipotalamustan salgılanan GnRH denilen hormonun yapısında oluşturulan basit değişimler sonucu elde edilen agonst veya antagonist denilen ilaçlardır.  Bunlarında vücutta kalıcı bir etkisi söz konusu değildir.

Yumurtalar follikül denilen içi sıvı dolu boşluklarda bulunur, yumurta gelişimi, ultrasonda follikül büyümesinin izlenmesi ile yapılır.  Ultrasonda görülen yumurtanın kendisi değil, içinde büyüdüğü follikül denilen bu yapıdır.   Gerçekte yumurta ultrasonla veya çıplak gözle seçilemeyecek kadar küçüktür.  Yumurta gelişip olgunlaştıkça, içinde bulunduğu follikül de büyür.  Follikül çapı 16-23 mm boyutlarına ulaşınca yumurta gelişim tamamlanmak üzeredir.  En son olarak hCG denilen hormon yapılır. Bu halk arasında çatlatma iğnesi olarak da bilinir. Bu hormon yumurta olgunlaşmasının tamamlanmasını ve yumurtanın follikül duvarından ayrılarak follikül sıvısına geçmesini sağlar. Bu hormonun uygulamasından 32-38 saat sonra artık yumurta vücut dışına alınabilecek hale gelmiştir. Bir iğne ile bu sıvı bir tüpe alınır ve içindeki yumurta ayrılır.

Yumurta gelişim süresince hastalar genelde 3-7 kez görülür.  Bu sırada ultrason ile follikül ve endometrium denilen rahim iç zarı gelişimi izlenir.  Gereken durumlarda çeşitli hormon analizleri ile süreç kontrol edilir. İlaç dozlarında gereken değişimler ve ayarlamalar yapılır.

Ultrason takipleri sırasında endometrium değerlendirmesi de çok önemlidir.  Bu zar döllenmiş yumurtanın rahimde yerleştiği bölgedir.  6 mm den ince, 14 mm den kalın olması durumlarında gebelik oranlarında ciddi azalmalar oluşur.

Yumurta geliştirme işleminin, hiperstimülasyon sendromu dışında kadın sağlığı açısından yarattığı bir tehlike yoktur.  Hiperstimülasyon sendromu her kadında gelişmez. Özellikle polikistik over sendromu denilen bir rahatsızlığı olan kadınlarda daha sık ortaya çıkar. Bazen kadın yaşamını tehdit edebilir. Burada salgılanan hormonların etkisi ve yumurtalıkların verdiği aşırı cevap nedeniyle karın boşluğu başta olmak üzere göğüs boşluğu, cilt altı gibi bölgelerde sıvı toplanır.

Ciddi vakaların hastaneye yatması gerekir.  Karında toplanan sıvı çok fazla olduğunda iğneyle boşaltılır ve hastaya serum tedavisi yapılır.  Tedavinin süresi değişkendir. OHSS riski yüksek olan kadınlarda embriyo transferi geciktirilebilir ya da iptal edilebilir.  Ovülasyon indüksiyonunun (yumurtalıkların uyarılması) üzerinde en fazla tartışma yaratan konulardan biri uzun dönem yan etkisi olarak kansere neden olup olmadığıdır. Bu sorunun yanıtı ne yazık ki henüz tam olarak bilinmiyor.  Ancak bugüne kadar yapılan araştırmalar böyle bir riskin olmadığını gösteriyor.

Bu Yazı İçin Arama Terimleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir